Enerjide dijitale geçiş hızlandı

CY3A3555

Enerji sektörünün durgunluk döneminde olmasına rağmen 2016 yılını hedeflerine çok yakın rakamlarla kapattıklarını belirten Siemens Enerji İletimi ve Dağıtım Direktörü Oğuz Tezel ile enerji sektörünün geleceğini konuştuk. Tezel “Enerji yönetiminde dijitalizasyon önemini her geçen gün artırmaya devam edecek. Biz de buna uygun çözümler ve hizmetler üretmeye devam edeceğiz” diyor…

2016’yı hedeflerimize çok yakın rakamlarla kapattık

  • Enerji üretimi konusunda Türkiye’de şu anda bir durgunluk dönemi söz konusu. Son dört-beş yıldaki büyüme oranlarını şu anda göremiyoruz. Bu konuda genel olarak yatırımcılar da bekleme sürecinde. Bu bekleyişin altında temel olarak üç sebep yatıyor: Türkiye’deki enerji fiyatlarının düşüklüğü, büyüme rakamlarındaki düşüş ve daha verimli hale getirilebilecek santraller.
  • Siemens olarak enerji üretmiyoruz ancak enerji üretimi yapmak isteyen yatırımcılara ürün ve çözüm sağlıyoruz.
  • 2016’da çok büyük sürprizler ve hayal kırıklık­ları yaşamadık. Burada bi­zim için en önemli itici güç, devletin bütün ekonomik sıkışıklıklara rağmen altyapı projelerine devam ediyor ve bunların yenile­rini de ilan ediyor olması. Biz de o büyük altyapı projelerine dahil olmaya çalışıyoruz.
  • 3’üncü havalimanı, köprü projeleri gibi işler bizim için odak noktaları oldu. Yine Türkiye’de devlet tarafından da çok teşvik edilen inşaat sektöründeki canlılığın -eskisi kadar olmasa da- devam ediyor olması olumlu bir durum. İnşaat sektörü bizim ağırlıklı olarak ürün verdiğimiz bir pazar.
  • Belli noktalardaki zayıflamaları diğer taraftaki çalışmalarımız dengeledi ve Siemens Türkiye Enerji Yönetimi Bölümü olarak 2016’yı hedeflerimize çok yakın rakamlarla kapattık.

Yeni yatırım yapma isteği bir miktar azaldı

  • 2017’de yeni endüstrilere yönelik yaptığımız işlerde bir miktar azalma bekliyoruz. Çünkü yeni yatırım yapma, sıcak para bulup yatırıma döndürme isteği geçen yıla nazaran biraz daha azalmış durumda. Bunun bizim işlerimize etki etmemesi elbette mümkün değil.
  • Biz 2017 için bütçe planı yaparken bir kriz öngörüsüyle hazırlık yapmadık. Şu an Mayıs 2016’da hazırladığımız 2017 bütçemizi değiştirmeden ilerliyoruz. Ama pazar koşullarını da yakından takip etmeye devam ediyoruz.

Yenilenebilir enerjiye ciddi yatırımlar yapılıyor

  • Türkiye’de enerji altyapısı hızla değişiyor. Bizim konvansiyonel dediğimiz, kömür santrali, doğalgaz santrali ve barajlardan üretilen enerjinin yanında rüzgar ve güneş gibi yenilenebilen enerjiye ciddi miktarda yatırım yapılıyor.
  • Bir doğalgaz santra­linde düğmeye basarsınız türbinler çalışmaya başlar. Rüzgar öyle değil; rüzgar varsa türbin döner ve enerji üretir. Öyle bir sistem kuracaksınız ki rüzgar veya güneş olmasa da geri kalan enerji üretim sistemlerini­zin gereksinimleri karşılayabilsin.
  • Türkiye’nin de içinde bulunduğu bir enterkonnekte sistem var. Bu sistemle başka ülkelere enerji satabilmek ve onlardan enerji alabilmek mümkün oluyor. Bunun için Türkiye’de sağlıklı bir enerji altyapısı kurulması gerekiyor, bu da ülkenin gelecek planlarından biri.

Gündemde nükleer enerji santralleri var

  • Şimdi gündemde nükleer enerji santralleri var. Bu santraller bittikten sonra Akkuyu’da 5 bin MW(Megawatt), Sinop’ta 5 bin MW güç üretilecek. Üçüncü santral için bir 5 bin MW daha planlanıyor. Sonuçta 15 bin MW’lık bir güç söz konusu.
  • Şu anda Türkiye’nin kurulu gücü 68-70 bin MW arasında. Bu noktada enerjinin iletimi önemli bir konu. Örneğin Akkuyu yapıldığında, Akdeniz Bölgesi’nde bu kadar büyük bir enerji tüketilmeyeceği için bu enerjiyi tüketimin yoğun olduğu Batı’ya taşımanız gerekiyor. Bu kadar büyük gücü taşıyabilmek için yeni çözümlere ihtiyaç duyuluyor. Türkiye’de bu çözümler bugün mevcut değil.
  • Bizim önerdiğimiz, çok yüksek teknoloji içeren iletim sistemleri oluşturmak. Aksi takdirde doğayı kirleten 10 hatlık koridorlar yapılacak. Bu enerji iletimi konusu Türkiye’nin gelecekte çözmesi gereken bizim de teknolojimizle destek vermek istediğimiz bir konu.

Dağıtım şirketleri otomasyona gitmeli

  • Türkiye’de dağıtım sektörünün özelleşmesiyle birlikte, şebekeyi devralan şirketlerin verimli bir şehir şebeke yönetimi yapabilmeleri için sistemde belli bir otomasyona gitmeleri gerekiyor.
  • Koskoca İstanbul’u düşünün, tek şirket yöneti­yor ve bunu insan gücüyle yapması mümkün değil. Tamamen otomasyona geçmesi gerekiyor. Biz bu otomasyonun altyapısını oluşturuyoruz. Bunu en­düstrilerde, organize sanayi bölgesinde yaptık.
  • Otomasyon, şehir şebekesi işletmecilerine birçok veri akışı sağlıyor. Bu verilerin yönetimi de dijitalizasyonla mümkün. Biz bunu şu anda gaz ve su için yapıyoruz. Avrupa yakasında İSKİ’nin tüm yapısını biz inşa ediyoruz.
  • Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi – İSU’da uygulanan daha ileri bir model var. Kayıp-kaçak oranını ölçüp, yönetip basınç sistemleriyle o kentin suyu daha verimli kullanmasını sağlayacak altyapılar inşa ediyoruz.

Dijitalizasyon vurgusu arttı

  • Dijitalizasyon 6-7 yıldır konuşulmaya başlandı. Şimdi adı ve derinliği değişti. Bu alanda olgunlaşma devam ediyor ve “Gerçekten neye ihtiyacım var?” sorusu sorulmaya başlandı.
  • Örneğin sahada sayısız ölçüm sistemine ihtiyacım var. Diyelim ki ölçtüm ve bir ihtiyaç çıktı, o zaman bunu yönetmem lazım. Sistem bunu yönetime almaya hazır mı? Onu uzaktan yönetebilecek bir altyapıya da ihtiyacım var. O zaman üst sistemde ne boyutta IT altyapısına ihtiyacım var? İşte 2016’da bunlar daha fazla konuşulmaya başlandı. Dijitalizasyon vurgusu arttı.

Bir Cevap Yazın